Çalışırken Hastalanmak, Ölmek İstemiyoruz!
Barındırdıkları yüksek riskler nedeniyle “Çok Tehlikeli” sınıfta yer alan hastanelerin; özel hastane patronlarının talebiyle bu statüsünün “Tehlikeli” sınıfa düşürülmesi için çalışmalar yapıldığını “Sağlık Bakanlığının işyeri tehlike sınıfları komisyonuna iletmiş olduğu tehlike sınıfı değişiklik önerisi” ni öğrendiğimiz günden bu yana gerek sendikamız gerekse sağlık emek ve meslek örgütleri olarak bu düzenlemeye karşı olduğumuzu dile getirdik.
7 gün 24 saat halka sağlık hizmeti sunduğumuz hastaneler; bulaşıcı hastalıkların odağıdır, kimyasal maddelerin kullanıldığı alanlardır, radyasyona maruziyetin en yoğun yaşandığı işyerleridir, kesici–delici alet yaralanmalarının en sık görüldüğü sektörlerden biridir, şiddet, tükenmişlik ve psiko-sosyal travmanın yoğun yaşandığı ortamlardır, yangın ve patlama riski taşıyan pek çok aksamla donatılmıştır.Bu nedenlerle hastaneler, birçok risk faktörünün bir arada olduğu nadir işyerleri olduğu hususunu dile getirmiş ve “hastanelerin çok tehlikeli sınıfta kalması bir ayrıcalık değil, bir zorunluluktur” demiştik.
Sağlık Bakanlığı’nın kamu hastaneleri için talep ettiği, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü’nün ise özel hastaneleri de içine kattığı “tehlike sınıfını düşürme” önerisi, Tehlike Sınıfları Komisyonu’nun 17 Şubat 2026 tarihli toplantısında gündeme alındı.Değişiklik önerisinin görüşüleceği toplantı öncesinde Türk Tabipleri Birliği (TTB) ev sahipliğinde yaptığımız ortak basın açıklaması ve yine TTB ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin (TMMOB) komisyona ilettiği raporların da etkisiyle Sağlık Bakanlığı’nın önceki toplantısında kabul edilen önerisi reddedildi. İnsanca yaşam ve insanca yaşam koşullarına kavuşuncaya kadar mücadelemiz devam edecek.


