ÇALIŞIRKEN HASTALANMAK, ÖLMEK İSTEMİYORUZ!

Çalışırken Hastalanmak, Ölmek İstemiyoruz!
Sağlık Bakanlığı’nın Özel hastane patronlarının talebiyle hastanelerin “Çok Tehlikeli” sınıftan “Tehlikeli” sınıfa düşürmeye çalışması kabul edilemez!
Genel Yönetim Kurulumuzun konuya dair açıklaması:

Hastanelerin Tehlike Sınıfının Düşürülmesi Sağlık Çalışanlarının Can Güvenliğini Tehlikeye Atmaktadır! Çalışırken Hastalanmak, Ölmek İstemiyoruz!
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında işyerleri “Az Tehlikeli”, “Tehlikeli” ve “Çok Tehlikeli” olarak sınıflandırılmaktadır. Bugün itibariyle hastaneler, barındırdıkları yüksek riskler nedeniyle “Çok Tehlikeli” sınıfta yer almaktadır.

Ancak özel hastane patronlarının talebiyle bu statünün “Tehlikeli” sınıfa düşürülmesi için çalışmalar yapıldığını “Sağlık Bakanlığının işyeri tehlike sınıfları komisyonuna iletmiş olduğu tehlike sınıfı değişiklik önerisi ile öğrenmiş bulunmaktayız.
Bu konuya ilişkin çeşitli toplantılar yapıldığı da yine basına ve kamuoyuna yansımış durumda. Hastanelerin “Çok Tehlikeli” sınıfta yer alması bir tercih değil, bilimsel verilerin gereği ve istatistiklerin sonucudur, ancak tehlike sınıfının düşürülmesi bir tercihtir.
7 gün 24 saat halka sağlık hizmeti sunduğumuz hastaneler; bulaşıcı hastalıkların odağıdır, kimyasal maddelerin kullanıldığı alanlardır, radyasyona maruziyetin en yoğun yaşandığı işyerleridir, kesici–delici alet yaralanmalarının en sık görüldüğü sektörlerden biridir, şiddet, tükenmişlik ve psiko-sosyal travmanın yoğun yaşandığı ortamlardır, yangın ve patlama riski taşıyan pek çok aksamla donatılmıştır.
Bu nedenlerle hastaneler, birçok risk faktörünün bir arada olduğu nadir işyerlerindendir.
ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) ve WHO (Dünya Sağlık Örgütü) verilerine göre sağlık işkolu, dünya genelinde en yüksek iş kazası oranına sahip işkollarından biridir.
Sağlık çalışanlarının hepatit B, hepatit C ve HIV gibi ölümcül enfeksiyonlara maruz kalma ihtimalleri son derece yüksektir. Türkiye’de ise iş kazalarının ve meslek hastalıklarının büyük kısmı bildirilmemekte, iğne batmaları olağan kabul edilmekte, şiddet olayları mesleğin parçası/fıtratı olarak görülmektedir.
Pandemi döneminde yüzlerce sağlık çalışanı enfekte olmuş, çok sayıda sağlık çalışanı hayatını kaybetmiştir.
Sağlık Çalışanlarının Sağlığı Bir Maliyet Kalemi Değildir!

Hastanelerin “Çok Tehlikeli” sınıftan “Tehlikeli” sınıfa düşürülmesi durumunda Daha az iş güvenliği uzmanı süresi, daha az işyeri hekimi hizmeti, daha seyrek eğitimler, daha az denetim, daha zayıf risk değerlendirmeleri anlamına gelmektedir.
Bu, doğrudan sağlık çalışanlarının can güvenliğini riske atmak demektir.
Sağlık Bakanlığı’nın bu girişiminin ardında yatan temel neden, maliyetleri düşürme isteğidir. “Çok Tehlikeli” sınıfta yer alan hastanelerde iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi hizmet süresi daha fazladır, Eğitimler ve denetimler daha sık yapılmak zorundadır ve doğallığında işverenler açısından yeni maliyetler anlamına gelmektedir.
Ancak sağlık emekçilerinin sağlığı, yaşamı bir maliyet kalemi olarak görülemez! Tehlike sınıfının düşürülmesiyle riskler azalmaz, sadece alınabilecek önlemler azalır. Çoklu riskle karşı karşıya kaldığımız hastanelerin “Çok Tehlikeli” yerine “Tehlikeli” sınıfa düşürülmesi riski azaltan, iş kazaları ve meslek hastalıklarını önleyen bir program değil ancak maliyetleri azaltan bir tercihtir.
Sağlık çalışanlarının hayatını maliyet hesabına tercih edenlere izin vermeyeceğiz. Hastanelerin “Çok Tehlikeli” sınıfta kalması bir ayrıcalık değil, bir zorunluluktur.


DİSK/DEV SAĞLIK İŞ YÖNETİM KURULU

    Sendikamıza Üye Misiniz?
    EvetHayır

    t

    Bir yanıt yazın