Sağlık ve sosyal hizmet işçilerinin acil talepleri için yürüttüğümüz mücadeleyi büyütüyoruz.
Bu kapsamda gerçekleştirdiğimiz basın açıklamalarıyla taleplerimizi kamuoyuna duyururken, imza kampanyamızı da başlatmış bulunuyoruz.
Emeğimizin karşılığını almak ve haklarımızı kazanmak için tüm emekçileri bu sürece destek olmaya çağırıyoruz.

SAĞLIK ve SOSYAL HİZMETLERDE “İŞÇİNİN DE EMEĞİ” VAR!
Çalıştığımız işyerlerinde bizleri işçi –memur, KHK’ li – İŞKUR’ lu diye bölmeye çalışanlara karşı sesimizi yükseltmek için bir araya geldik. Merkezi bütçe-döner sermaye ayrımı işçi memur arasındaki gerilimi arttırmakta, hastane yönetimlerini ödemeler konusunda tercihe zorlamakta ve bu tercih de iş barışını bozar nitelik taşımaktadır.
Kamu işyerlerindeki sağlık ve sosyal hizmet işçileri olarak emeğimizin karşılığını istiyor, sağlık ve sosyal hizmetinde biz de varız diyoruz! Bizler sağlık işçileri olarak yok sayılmak, görmezden gelinmek istemiyoruz. Hastanelerimizin güvenliğinde, laboratuvarlara götürülen kanlarda, sterilize edilen ameliyathanelerde, temizlenen hasta odalarında, hastalarımızın bakımında, acillere hasta taşıyan ambulansların direksiyonlarında, hastanedeki tüm cihazların teknik bakımında, hasta kayıtlarında, çekilen tomografilerde sağlık işçilerinin emeği var!
Huzurevlerinde, şiddet önleme merkezlerinde, çocuk evlerinde, rehabilitasyon merkezlerinde toplumun vicdanı olan sosyal hizmet işçilerinin emeği var. Bu nedenle, sağlık ve sosyal hizmet emekçileri arasında çalışma barışını bozan, bizleri yok sayan uygulamaları kabul etmiyoruz. Artık Yeter! Bizi yok sayanlara inat kendimizi var edecek, yok sayılmaya ve sefalet ücretlerine razı olmayacağız!
İŞYERLERİMİZDE 7 GÜN, 24 SAAT ÇALIŞIYORUZ, HAKLARIMIZI İSTİYORUZ!
Üniversite hastanelerinde, kamu hastanelerinde, sosyal hizmet kurumlarında çalışan işçiler olarak 4 acil talebimizin karşılanması için bir mücadele süreci başlatıyoruz.
Ülkemizin dört bir tarafından, sağlık ve sosyal hizmet işçisinin olduğu her yerden sesimizi yükseltiyoruz.
İşyerlerimizde iş barışını bozan, sağlık işçilerini yok sayan uygulamalara karşı 22 Nisan 2026 tarihinden itibaren taleplerimizi tüm sağlık ve sosyal hizmet işçilerinin onayına açıyor, imza kampanyasına başlıyoruz.
Tüm kurumlarda, tüm arkadaşlarımıza ulaşarak binlerce imza alarak, sağlık ve sosyal hizmet işçileri olarak gücümüzü ve irademizi birleştiriyoruz.
Sağlık ve sosyal hizmet işçileri olarak yıllardır mahkûm edildiğimiz Kamu Çerçeve Protokolüne dayanan toplu iş sözleşmelerinde hiçbir derdimiz çözülmedi. Artık DİSK/Dev Sağlık İş’le bu sorunları çözmenin vakti.
SAĞLIK VE SOSYAL HİZMET İŞÇİLERİNİN 4 ACİL TALEBİ:
- Geçinemiyoruz, insanca yaşayabileceğimiz ücret istiyoruz!
- Kazanılmış hakkımız olan “haftada 40 saat çalışma” istiyoruz!
- Keyfi ve hukuksuzluklar artık son bulsun, “Görev Tanımları”mızın yapılmasını, “Meslek Kodları”nın yaptığımız işle uyumlu olmasını istiyoruz!
- Ara dinlenme ve yemek molalarımızın düzenlenmesini istiyoruz!
Bu taleplerimiz acil ve yaşamsal taleplerimizdir. Bu taleplerimiz için yılmadan, usanmadan haykırmaya, bu talepleri hayata geçirmek için mücadele etmeye devam edeceğiz.
Yaklaşan 1 Mayıs Birlik, Mücadele, Dayanışma gününde de taleplerimizle 1 Mayıs meydanlarında olacağız! Sesimizin ulaştığı bütün sağlık ve sosyal hizmet işçilerini imza kampanyasına sahip çıkmaya ve sendikamıza üye olmaya davet ediyoruz.
İnadına Sendika, İnadına DİSK!
Yaşasın Dev Sağlık İş

Basın açıklamalarımızı farklı illerde eş zamanlı olarak gerçekleştirdik, taleplerimizi güçlü bir şekilde kamuoyuna duyurduk.
İstanbul, İzmir ve Diyarbakır ’da yaptığımız açıklamalarla mücadelemizi büyütme kararlılığımızı bir kez daha ortaya koyduk.



TALEPLERİNİZ VE ÜYELİK İŞLEMLERİ İÇİN BİZE YAZIN…

